Dağdan İnemeyenler…
28 Eki
Izdırap içindeydi. Artık o bir istatistikti. Oraya ilk gittiği zaman kendini çok yanlız hissetti. Çok kederliydi ve anlayış gösterilmesini bekliyordu. Nasıl olsa o bir kahramandı, savaşmıştı..Bu olmadı. Sadece vücutları en az onun kadar kötü yaralanmış binlerce başka insan gördü. Ona bir numara verildi ve “vatan hainleri” bölümüne gönderildi.
Kafasında yüzlerce bit, elinde keleş, emrinde ise istediği kadar kadın vardı. Türkiye için çalışmış olmayı ne kadar çok isterdi. Ne bileyim bir mühendis, doktor ya da subay olarak.
Örgüte katıldığı ülk günü hatırlıyordu. Bütün köyü yerle yeksan etmişlerdi. Tüm tanıdıkları ölmüştü, artık onun için hayat bitmişti, nefes alan bir ölüydü. Artık kendi kardeşlerine kurşun sıkarak bir hayat sürecekti. (daha fazla…)

Bir domuz gribi salgını çıktı aldı başını gidiyor. İnsanın aklına gelen ilk soru, ülkemizde neredeyse hiç domuz tüketilmezken bu gribi nerden geldi. Hangi domuz hapşırdı da burnunu silmedi.. bana öyle geliyor ki bu da laiklik, cumhuriyet karşıtı, fettullah gülen ve hükümetin işi, nasıl mı..
Grafik işlerinde uğraşanlar için firmaları logoları çoğu zaman büyük dert oluyor. Bazen oturup tek tek çizilmesi gerekebiliyor. Bu sıkıcı işleri bir nebzede olsun azaltan dünya çapında bir web sitesi var. Büyük markaların çeşitli logolarını bulmak mümkün. Tabi dilendiğinde küçük orta çaplı firmaların logolarıda yüklenebiliyor.
olağanüstü.. kadro, senaryo, çekim, yönetmen herşey olağanüstü.. Hiçbir dizi uzun zamandır beni böyle etkilememişti. dizinin başta yapılan yanlış reklamlarından dolayı izleyiciler tarafından kurtlar vadisine benzetilmesinden dolayı ışığı henüz tüm türkiye tarafından farkedilmedi. tam da böyle birşeye ihtiyacımız vardı. Kurtlar Vadisinin saçmalıklarından, aşk-ı memnunun ahlaksızlığından, yaprak dökümünün karmaşasından bıktığımız şu dönemde tam da buna ihtiyacımız
Son Yorumlar