Dağdan İnemeyenler…

28 Eki

terorisIzdırap içindeydi. Artık o bir istatistikti. Oraya ilk gittiği zaman kendini çok yanlız hissetti. Çok kederliydi ve anlayış gösterilmesini bekliyordu. Nasıl olsa o bir kahramandı, savaşmıştı..Bu olmadı. Sadece vücutları en az onun kadar kötü yaralanmış binlerce başka insan gördü. Ona bir numara verildi ve “vatan hainleri” bölümüne gönderildi.

Kafasında yüzlerce bit, elinde keleş, emrinde ise istediği kadar kadın vardı. Türkiye için çalışmış olmayı ne kadar çok isterdi. Ne bileyim bir mühendis, doktor ya da subay olarak.

Örgüte katıldığı ülk günü hatırlıyordu. Bütün köyü yerle yeksan etmişlerdi. Tüm tanıdıkları ölmüştü, artık onun için hayat bitmişti, nefes alan bir ölüydü. Artık kendi kardeşlerine kurşun sıkarak bir hayat sürecekti.

Hatırladığı en son şey bir doçkanın uğultulu sesiydi. Müthiş bir sarsıntı hissetmişti. Her tarafına şarapnel parçaları dolmuştu. Bedeni sanki dışına çıkmıştı. Birisi haykırıyordu. Bu galiba O’ydu.

Sonra birden uyandı. Etraf çok sessizdi. Bir komando başında duruyordu. Derken bir doktor gördü. Bedendi paramparçaydı; her tarafı kan içindeydi.

Çok tuhaftı çünkü hiçbirşey hissetmiyordu. Birden bağırmak istedi. “Durun..! Neden o çarşafı üzerime örtüyorsunuz? Ölmem mümkün değil. Daha 17 yaşındayım. Daha ben ne yaşadım ki? Hayır, ölmüş olamam.”

Sonra onu bir çekmeceye koydular. Hayattaki tek akrabası amcası onu teşhis etmeye geldi. Neden onu öyle görmek zorunda kaldı ki? Neden suratına tükürdü? Neden amcası hayatında başına gelen en korkunç şeyi yaşarken, gözlerine bakıp tüm bunların bir şaka olduğunu söyleyemiyordu. Amcası birden bire ihtiyarlamış gibiydi. Sorumlu kişiye “evet, bir zamanlar benim yiğenimdi” dedi.

Cenaze törenim çok garipti. Uğruna savaştığını sandığım bütün insanlar oradaydı. Tabutumun yanına geldiler ve bana hiç görmediğim kadar şeytani gözlerle baktılar. Aman allahım kimdi bu insanlar, ölmeden önce beni kahraman ilan eden insanlar, şimdi öldüğüme seviniyorlardı. Oysaki daha düne kadar, oysaki daha düne kadar…..

“Lütfen birisi beni uyandırsın. Beni buradan çıkarın. Bu insanları böyle görmeye dayanamıyorum. Benim yüzümden türk halkı acı çekiyor…..

Lütfen beni gömmeyin, ben ölmedim. Benim daha yapacak çok şeyim var. Tekrar yaşamak istiyorum. Lütfen beni toprağa vermeyin. Allahım yemin ediyorum. Bir şans daha istiyorum. Lütfen…! Daha 17 yaşındayım..” dedi. Ama onu kimse duyamadı..

not:2002 yılında yazdığım bir yazı…                                                                                                                          S.B.K.

Benzer Yazılar

Dağdan İnemeyenler… için 3 Yorum Var.

  1. Raşit DEMİREL 28. Eki, 2009 at 16:27 #

    süpersin kardeşim ya ne kadar akıcı yazmışsın…

  2. Halis 28. Eki, 2009 at 16:33 #

    eline sağlık..

  3. yigido 28. Eki, 2009 at 18:49 #

    teşekkür ederim..

Yorum Gönder